Kadriye Latifova Müzikal Tiyatrosu Ekibi, "Boyacı" Oyununun Provalarına Başladı




Kırcaali Tiyatro ve Müzik Merkezi Müdür Yardımcısı Sabiha Mestan, Türkiye Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nden görevli olarak Kırcaali'ye gelen İstanbul Devlet Tiyatrosu'ndan rejisör Burak Karaman ve tasarımcı Behlüldane Tor "Boyacı" adlı oyununu sahnelemek üzere çalışmalara başladıklarını bildirdi. Sabiha Mestan, "Ağustos ayının sonunda Ankara'ya gittiğimde o zamanki Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt'tu. Onunla bir görüşme yaptım. Sonra Başdramaturg Vildane Durdağ ile görüştüm. Vildane Hanım bana bizim oyuncu kapasitemize göre hangi oyunları oynayabileceğimiz konusunda tavsiyelerde bulundu. Mesela, bizde Türkçe konuşan 3 bayan ve 5 tane de erkek oyuncu var. Tavsiye edilen oyunlardan bir hafta içinde Tuncer Cücenoğlu'nun "Boyacı" oyununu seçtik. Çünkü güzel bir komedi, güncel, insan oyunun senaryosunu okuduğu zaman sanki olayları kendi yaşıyor gibi bir hisse kapılıyor. Biraz daha cana yakın, böyle ağır bir drama olmasın, mutlak komedi olsun istedik ve ondan Boyacı'yı tercih ettik" diye paylaştı. Ayrıca Müdür Yardımcısı, Kadriye Latifova Müzikal Tiyatrosu ekibinin hazırladığı oyunda başrolleri Tezcan Ferad - Cani ve Rahim Ferad - Raka'nın paylaştıklarını bildirdi.

Bu vesileyle İstanbul Devlet Tiyatrosu sanatçısı Burak Karaman ile yaptığımız kısa söyleşiyi okuyucularımızın dikkatine sunuyoruz.

-Sayın Burak Karaman, kısaca kendinizi tanır mısınız?

-Tabii ki. Ben Burak Karaman. İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda hem oyuncuyum, hem rejisörüm. Aynı zamanda Türkiye'de Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde oyunculuk üzerine öğretim görevlisiyim, hocayım ve bir seslendirme sanatçısıyım. Yaklaşık 30 yıldır tiyatro ile uğraşıyorum.

-Kırcaali'ye ne zaman geldiniz?

- 13 Ekim'de Kırcaali'ye geldim. Türkiye'de Bakanlık ve Devlet Tiyarosu ile Kadriye Latifova Müzikal Tiyatrosu'nun ortak çalışması üzerine Türk devleti tarafından görevlendirildim. Tuncer Cücenoğlu'nun "Boyacı" adlı oyununu yönetmek üzere buradayım.

- Provalara ne zaman başladınız?

- Hemen 14 Ekim'de provalara başladık. Kısmetse bu ayın son haftasında oyunu sahnelemeye başlayacağız. Bunun için hızlı bir şekilde provalara devam ediyoruz.

- Buradaki ekipten memnun musunuz? Nasıl gidiyor çalışmalar?

- Evet, memnunum, çünkü gayet çalışkan bir ekip var. Yeni tanıştık ama oyuncu dili birdir zaten, çabuk anlaştık. İşte yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Gelirken zaten önyargım (nasıl olacak, nasıl bitecek) diye bir şey yoktu. Geldiğimde de çok iyi bir tiyatro ve çok iyi bir ekip buldum. Gayet güzel gidiyor her şey.

- Üzerinde çalıştığınız oyun hakkında biraz bilgi verir misiniz?

- Oyun bir komedi oyunu. Tuncer Cücenoğlu'nun yazdığı "Boyacı" isimli oyun. Oyun, bir doktor muayenehanesinde boya yapmak üzere gelen karı kocadan (karısı temizliğini, kocası da boyacılığını yapacak) yanlılık sonucu hastalanan biri doktor muayenehanesine kendini atınca kriz geçiriyor. Bu karı koca adamın cebinden ilacını bulup onu iyileştiriyorlar. O iyileşen adam da onları doktor sanıyor ve onların da paraya ihtiyaçları olduğu için bu doktorluk işini biz de yapabilir miyiz diye düşünüp bu işten para kazanmak için bir yandan boya yaparken, bir yandan gelen hastalara bakmaya başlıyorlar. Ama işler bir süre sonra karışmaya başlıyor ve içinden çıkılmaz bir duruma gelip her şey üst üste biniyor. Bunun üzerine bir komedi oyunu söz konusudur.

- Kırcaali'ye ilk defa mı geliyorsunuz?

- Bulgaristan'a ve Kırcaali'ye ilk defa geliyorum. Hani yurt dışında çeşitli görevlere gittim, festivallere katıldım ama Bulgaristan'a gelmek daha önce kısmet olmamıştı. Ama en uzun süreliğine Bulgaristan'a gelmiş oldum diğer ülkelerden sonra.

- Peki. Kırcaali ile ilgili izlenimlerinizi paylaşır mısınız?

- Kırcaali çok güzel, çok sakin. Burada yaşam böyle yavaş ve daha huzurlu geçiyor. Biz çünkü İstanbul'da çok kalabalık şehirde sürekli yetişme telaşı içinde, trafik içinde koşturarak, gürültü içinde çok hızlı bir hayatta neredeyse nefes almadan yaşamaya çalışıyoruz. Aksine burada her şey çok rahat. Hava güzel, temiz, koşturma yok, trafik yok. O yüzden o rahat bana da geldi. Çalışırken o kadar yorgun da olmuyorum. Çünkü İstanbul'da daha çalışacağınız yere daha iki saatte zar zor gittiğiniz için gittiğinizde çalışmaya başlamadan yorgun oluyorsunuz. Burada o avantajım var. Çalışmaya yorgun başlamıyorum en azından.

- Kırcaali'deki tiyatro severlere her hangi bir mesajınız var mı?

- Aslında Türkiye'deki ve dünyada birçok yeri karşılaştırdığımızda Kırcaali bu nüfusuna rağmen çok büyük ve güzel bir tiyatroya sahip. Yani birçok ülkede bu büyüklükte bir tiyatro şehirlerde bile yok. Türkiye'de mesela, nüfusu 1 milyon olan şehirlerde bile böyle bir tiyatro bulamayabilirsiniz. O anlamda Kırcaaliler şanslılar, sahip çıkmalılar ve buranın yaşaması için bütün oyunlara, gösterilere, konserlere, artık ne varsa takip edip gelerek buranın yaşamasını sağlamalılar. Çünkü bu önemli bir nimet. Sosyal hayata büyük bir katkı. Bu kadar az nüfusu olan bir yerde bu kadar büyük tiyatro kolay kolay dünyanın her yerinde yok. Amerika'da 10-15 bin kişilik bir kasabada böyle 600 kişilik bir salon bulmanız o kadar kolay değil. O yüzden kıymetini bilip yaşatmak gerekiyor.

-Çok teşekkür ederim. Kolay gelsin!

-Ben teşekkür ederim. Size de başarılar dilerim.

Söyleşi: Resmiye MÜMÜN

31 Ekim 2014, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi

12 Kasım 2014, Kırcaali Haber Gazetesi

 

Няма коментари:

Публикуване на коментар