Geçen ay gerçekleşen Bölge Müslümanlar Konferansı'nda
Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet, beş yıllık bir dönem için yeniden Bölge
Müftüsü seçildi. Sevgili okuyucularımız, bununla ilgili Beyhan Mehmet ile
gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi dikkatinize sunuyoruz.
-Sayın Beyhan Mehmet, güven tazeleyerek, bir dönem daha Kırcaali Bölge
Müftüsü seçildiniz. Seçiminiz mübarek olsun! Bununla ilgili bizimle duygu ve
düşüncelerinizi paylaşır mısınız?
-Sizlere ve temsil ettiğiniz Kırcaali Haber Gazetesi’ne kalben teşekkür ediyorum. Allah razı
olsun! 17 Mart tarihinde 107
din görevlimizin katılımıyla gerçekleşen yerel konferansta tekrar güvenoyu
kazandık ve yeniden bir dönem daha Kırcaali'de halkımıza hizmet etmek üzere
müftü olarak seçilmiş olduk. Şu ana kadar olduğu gibi Yaradan'dan dolayı
yaratılanı sevme prensibiyle hareket etmek suretiyle vazifelerin geçici
olduğunu, asıl olan iz bırakmanın olduğunu bilmek suretiyle, şuuruyla hareket ederek, yeniden bir
sorumluluk, mesuliyet üzerimize aldık. Ben ve ekibim, inşallah bu çizgide
hareket edeceğiz.
-Önceki döneminizi kısaca değerlendirir misiniz?
- Bugüne kadar haftada belirli günlerde ziyaretlerde bulunduk, Cuma programları
tertip ettik, köy mevlitlerine, yağmur dualarına katıldık. Böylelikle
halkımızla insibağ kurduk, dostluk kurmaya çalıştık. Ben bizatihi köylerimizin
yüzde 80'inde hutbe okudum, vaaz ettim, değişik aktivitelere katıldım. Bundan
dolayı iftihar ediyorum. Katılamadığım köyleri göz önünde bulundurmak suretiyle
(arkadaşlarımızın da aynı şekilde katılamadığı yerler var) onları belirleyerek,
önümüzdeki günlerde katılımlara oralardan başlayacağız, inşallah. Daha önceki
5-6 yıllık dönemimizde, yani yaklaşık 50 mağdur aileye sadece Kırcaali Merkez
Camimizde açtığımız sergilerle topladığımız yardımlarla tedavi olması gerekli
vatandaşı, zor durumda olan vatandaşı, dini, etnik özelliği ne olursa olsun,
fark etmeksizin mağdur olan bir insanımızı yeniden hayata kazandırmaya gayret
ettik. Efendim, bu tarzda yetim aileleri gözettik. En son hacca gidenlerin
Bulgaristan genelinde en fazla Benkovski'den (Killi) olduğunu yine teyit
ederek, ifade ediyoruz. Bu ve benzeri olaylar bizi sevindiriyor.
Bulgaristan genelinde ilk İslami Neşriyat Kırtasiyesi’nin Kırcaali'de açılması sevindirici bir
olay olduğu gibi, henüz bir ikincisinin açılmaması ise üzücü bir olay. İslam
Kültür Merkezi niteliğinde Kırcaali'deki yeni caminin inşaatı başladı, temeli
tamamlandı, kolonlar çıkıyor şu aşamada. İnşallah, en yakın zamanda o da
tamamlanır. Böylelikle özellikle merkezde oturan halkımıza şuurlu bir hizmet
verme hedefindeyiz. Çünkü orası konferans salonu, bayanların kaynaşacağı mekan,
çocukların oynayacağı bir bahçe ve saire şeklinde bir İslam Kültür Merkezi
olacak. Öyle öngörüyoruz. Bu ve benzeri projelerimiz var, Rabbim nasip ederse
onları gerçekleştireceğiz. Hanımlara yönelik çalışmaları önemsiyoruz. Bu
çerçevede Kırcaali merkezde kendilerine ait bir bölüm oluşturduk. Kur’an ve Hadis derslerinin Kırcaali Vaizesi
Sibel Mehmet ile devam edeceğini ifade etmek isterim.
-Bu dönemde kısa ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?
-Yeni dönemde tabii ki, yeni ümitli olacağız. Arzumuz ezansız köyümüz kalmasın
ve din görevlilerimizi bu mealde motive etmek suretiyle, bazı köylerimizde Cuma’dan
Cuma’ya
programlar tertip ediliyor, bunun hatalı olduğunu, imkan ölçüsünde beş vakit
namaz kıldırmanın ve beş ezan okunmanın o köy için ayrı bir bereket, ayrı bir
lütuf olacağını ifade ederek, bu şekilde bir program geliştirmeye çalışıyoruz.
Başmüftülüğümüzün şu an sahip olduğu bütün birimler-vakıflar, sosyal yardım,
eğitim şubeleri vs. birimlerinin altta yansıması olarak Kırcaali Müftülüğü'nde
de hepsi var ve biz bütün bunlarla alakalı koşuşturuyoruz, çaba sarf ediyoruz,
halkımıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Yaz Kur’an kurslarımız var. Onlar 70 civarında.
Bunların birçoklarını biz artık yıllık Kur’an kurslarına
dönüştürmeyi hedefliyoruz. Hiç olmazsa cumartesi
ve pazar günlerinde
köylerimizde bu hizmetin verilmesini arzuluyoruz. Kreşlerimizde helal lokma noktasında
gayretlerimiz var-çocuklarımız helal lokma yesinler. Bu hususta da ebeveynin
desteğini, rızasını alıyoruz. Bu şekilde daha güçlü yürüyoruz. İleriye dönük
tabii ki, basım noktasında bir hutbe kitabı hazırlama arzumuz var. İmam hatip
idaresiyle birlikte özellikle 11-12.sınıfta olan öğrencilerle Cuma programları
tertip ediyoruz, onlardan da katkı alıyoruz. Bu ve benzeri çalışmalarımız var.
Yani halktan gelen talepler noktasında onlara cevap vermeye gayret ediyoruz.
İfade ettiğim gibi, bilhassa ezan okunmayan köyümüzün kalmasını istemiyoruz. Bu
bize ayrı bir yük veriyor. Bölgemiz çok büyük. Hocam, filan yerde ezan
okunmuyor, niye ilgilenmiyorsunuz, diyenler oluyor. Biz de imkan ölçüsünde her
bir köyümüzle ayrı ilgilendiğimizi ifade ediyoruz. Vazifeye başladığımızda
yaklaşık 25-30 köyde beş vakit ezan okunuyordu. Şu aşamada 100 civarında köyde
biz bu hizmeti verdiğimizi ifade ediyoruz, üç misli bir artıştan bahsediyoruz.
Peyler peyi ancak muvaffak olabileceğimizi ifade ediyoruz. Çünkü konjektör
farklı, şartlar farklı, görevlendirdiğimiz din görevlilerini de öyle onore
ederek değil, rica, minnetle Allah adına bu hizmetin ne denli önemli olduğunu
ifade ederek, ikna ederek, bu şekilde kendilerinden hizmet alıyoruz.
Dolayısıyla her şeyden önce milli ve manevi değerlerimiz noktasında daha büyük
başarılara ulaşabilmemiz için duyarlı Kırcaali halkından bugüne kadar aldığımız
desteğin benzerine her zaman ihtiyaç duyacağımızı ifade ediyoruz. Yalnız
başımıza bizler ne yapabiliriz? Ama halkımızın desteği olduğu sürece, çünkü her
şeyden önce milli ve manevi değerlerimiz çok önemli, özümüzdür bizim-dilimiz,
kültürümüz, medeniyetimiz, tarihimiz, dolayısıyla dil unsurumuzla da birlikte
bu mealde halkımıza hizmet etmekle yükümlüyüz. Bir elin nesi var, iki elin sesi
var, diyoruz. Halkımızın desteğine duyduğumuz ihtiyacı tekraren dile
getiriyoruz. En başta söylediğim gibi din görevlilerimiz gönül adamlarımızla
daha güzel bir dostane ortam sağlayarak, onlar sayesinde halkımıza ulaşmak,
bizatihi kendimiz programlar düzenleyerek, halkımızın nabzını yoklamak, onların
derdini dinlemek, çareler üretebilmeyi hedefliyoruz. Biz devlet kurumu değiliz.
Müftülük olarak bizim en başta vazifemiz bu zor günlerde halkımızın moralini,
motivasyonunu yitirdiği günlerde imtihan maksatlı yaratıldığımızı, Allah'ın
bizi iyilikle de, zorlukla da imtihan ettiğini, bollukta, berekette şükretmemiz
gerektiğini, sıkıntıda ise sabırlı olmamız gerektiğini her fırsatta imkan
ölçüsünde halkımıza arz etmeye çalışıyoruz.
- Koşukavak Müftülüğü'nün Kırcaali Bölge Müftülüğü'ne bağlandığını öğrendik.
Bununla ilgili bilgi verir misiniz?
-Bulgaristan genelinde daha öncesinde 21 müftülük vardı. 24 Ocak tarihinde
Sofya'da gerçekleşen milli kongremiz esnasında alınan kararlardan bir tanesi
Koşukavak Müftülüğümüzün Kırcaali Bölge Müftülüğüne bağlanmasıdır. Yani
Kırcaali İl Müftülüğü statüsünü alma şeklinde bir karar alındı. Zira bundan
önce malumunuz Kırcaali'ye bağlı olarak Ardino (Eğridere) ve Cebel (Şeyhcuma)
ile ilgilenmek üzere Müftü Vekilimiz vardı. Koşukavak'ta da aynı şekilde Müftü
Vekilimiz oldu. Çünkü Bulgaristan genelinde ilçe bazında başka bir müftülük
yoktu. Bir istisna olarak orasıydı. Bu münasebetle bu dönemde bize daha şuurlu
hizmet öngörülüyor. Geçen hafta Koşukavak'daki din görevlilerimizle de görüşme
adına orada tertip edilen toplantıya katıldık. Onlara da aynı şeyleri ifade
ettik. Mevlam bize bir vazife vermiş, bir mesuliyet lütfetmiş, bunu hakkıyla,
layığıyla yürütme vazifesi hepimize düşen bir vazifedir. Bu münasebetle kal
(anlatmak suretiyle) ve hal (örnek yaşayışımız) ile tebliğde Rabbim bizi
muvaffak kılsın! Yani insan kürsüden çok güzel vaaz edebilir, ama toplumda
örnek bir kişiliği olmazsa, çok fazla faydası olmaz bu işin.
Dolayısıyla toplum içerisinde de örnek kişiliğimiz son derece önemli diye orada
da beyan etmiş olduk. Bu durumda iki tane yardımcım var, biri Erhan Recep,
Cebel ve Ardino ilçelerimizle, Nasuf Nasuf Hocamız da Koşukavak ile birlikte
kendisine Mestanlı ilçesini
de devrettik, bu iki ilçeyle ilgilenecekler. İleriye dönük bir Müftü Vekilimiz
daha öngörülüyor. Onun da muhiti büyük bir olasılıkla Kirkovo (Kızılağaç)
olacak. Çünkü orada da 50'nin üzerinde cami derneğimiz var. Hedefimiz tabii ki,
bu tür teşkilatı oluşturmak suretiyle halkımıza daha yakın bir hizmet
verebilmek. Böyle bir niyetimiz var.
-Çocukların okullarda seçmeli olarak İslam Din Dersi’ni okumaları konusunda gelişme var
mı?
-Öyle bir projemiz daha var. Yıllardan bu yana bununla alakalı çalışıyoruz.
Başarılı olduğumuzu ifade edemeyiz. Allah'a şükürler olsun, bir yıldan bu yana
Benkovski köyünde Nikola Yonkov Vaptsarov Lisesi'nde seçmeli olarak din dersi
okutuluyor. Az önce ifade ettim, halkımızın desteği olduktan sonra bizim
ulaşamayacağımız, başaramayacağımız bir şey yok. Anayasal hakkımız olarak
Bulgaristan'ın resmi dini Hıristiyanlıktır, ama bununla beraber de Müslümanlar
da aynı hak ve hukuka sahiptir diye beyan ediliyor. Bütün bunlarla beraber de
okullarda seçmeli din dersi konusu gündeme geliyor. Ama maalesef ki, birçok
yerde güçlü irade göremiyoruz. Öğrenci talebi var, bu defa bize müdür farklı
bir engel teşkil edebiliyor. Dolayısıyla güçlü bir irade maalesef, birçok yerde
görülmüyor. Konuyla alakalı da çalışmalarımızı yürütüyoruz. Tekrar ediyorum,
halkımızın ebeveynler olarak çocuğum, kızım, torunum, din dersi, İslam'ı
okumalı şeklinde bilhassa nisan
ayının sonunda, mayıs
ayının başlarında okullarımıza müracaat ederek, bu işi yaparlarsa, biz daha
güçlü olarak okul idarelerinden bunları talep edebileceğiz. Bu konuyla alakalı
çalışmamız gerekiyor. Zira bir ana babanın evladına karşı en güzel hediyesi
şüphesiz ki, güzel ahlak kazandırmasıdır. Bu da din eğitimiyle ancak mümkün
olacaktır. Bu yönüyle yeni dönemde, sayılı günler sonrasında nisan ayının sonunda, mayıs ayının başlarında okullarımıza
müracaat edelim, oğlum, kızım, seçmeli din dersi İslam okumalı diye dilekçeler
dolduralım.
-Kırcaali Haber gazetesi aracılığıyla bölge Müslümanlarına seslenmek ister
misiniz?
-Peygamber Efendimizin (SAV) diliyle seslenelim. Efendimiz (SAV), "İman
etmedikçe cennete
giremezsiniz, birbirinizi Müslümanlar olarak sevmedikçe iman etmiş
olmazsınız" buyuruyor. İslam kardeşliğinin ne denli önemli olduğunu
vurguluyor. Sonraki aşamada yine kardeşlikle ilgili hadis-i şeriflerinde diyor
ki, "Birbirinizin ayıbını araştırmayınız, birbirinizin arkasından iş
çevirmeyiniz. Ey Allah'ın kulları kardeş olunuz!" Yani birbirinize
yardımcı olunuz! Bu zor günlerde özellikle Allah'ın, "Ey iman edenler iyilik ve takva
üzerine birleşiniz, kötü işlerde birbirinizi uyarınız!" şeklindeki ayetini
hatırlatarak, iyilik ve güzellikte, hayırlı işlerde birlik olalım, ama işin
öbür tarafında içinde hayır, esenlik olmayan işlerde de birbirimizi uyarmaya
çalışalım. Senin adam, benim adam değil, ilkesi düzgün adamlar önemli. Rabbim,
çizgimizi her zaman net eylesin, dünyada güzellik ve iyilik ihsan eylesin, aile
huzuru lütfetsin, kazancımızı helalinden bereketli eylesin ve inşallah Dar-ül Beka’da
da hepimize vaat ettiği cennetini
ihsan etsin, diye
dua ediyorum.
Söyleşi: Resmiye MÜMÜN
13 Nisan 2016, Kırcaali Haber
Gazetesi Sitesi
27 Nisan 2016,
Kırcaali Haber Gazetesi
Няма коментари:
Публикуване на коментар